Marbaş Menkul Değerler'in raporunda "İç tarafta haftanın ilk iki gününde görülen güçlü yükselişlerin ardından dün daha sakin ve karışık bir seyir izlendi; bankacılık endeksindeki kâr satışlarına rağmen #XU100 günü yüzde 0,11’lik sınırlı artışla 13.891,21 seviyesinden tamamladı ve gün içinde 14.000 seviyesini test etti." ifadelerine yer verildi. Raporda şunlar aktarıldı:
"Endeksin kısa-orta vadede 320 dolar üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamayacağı kritik olmaya devam ederken, teknik göstergeleri soğutan ve kâr realizasyonuna imkân tanıyan geri çekilmelerin yükseliş trendinin sağlıklı ilerlemesi açısından yapıcı olduğu değerlendirilebilir; bu çerçevede 313 dolar seviyesi önemli destek, 320 dolar üzeri ise güç kazanımı açısından izlenen ana eşik konumunda. Endeks tarafında BIST Geri Alım Endeksi’ne MIATK ve MEPET’in eklenip YGGYO’nun çıkarılması da hisse bazlı hareketliliği etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran’la nükleer dosya dahil tüm meselelerin diplomatik yollarla çözülmesinin en doğru yöntem olduğuna yönelik açıklaması, jeopolitik risk algısının kontrol altında tutulmasına yönelik mesaj niteliği taşıyarak piyasa tarafında temkinli iyimserliği destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
ABD piyasalarında bilanço döneminin etkilerinin devam ettiğini görmekteyiz. Alphabet’in AI yatırımlarını 2026 yılında 185 milyar dolara çıkarma planını açıklaması finansal anlamda soru işaretleri oluşturup şirketi baskılasa da çip şirketlerinde pozitif fiyatlamalara yol açtığını izlerken, AMD’de bilanço beklenti üzeri gelse de gelecek beklentilerinin piyasa beklentisinin altında kalmasıyla birlikte satışların devam ettiğini görmekteyiz. Bu gelişmelere ek olarak ABD Hazine Bakanı Bessent’ın Bitcoin için kurtarma paketi açıklamayacağını açıklamasıyla beraber yüzde 10 üzerinde satışlar meydana gelen Bitcoin’in teknoloji hisseleri tarafındaki iyimser
olma çabalarını da bir miktar törpülediğini görmekteyiz. Özetle ana temanın ABD-İran ve bilanço dönemi olmaya devam ettiğini, ABD endekslerinde toparlanma çabasının hakim olduğunu fakat sınırlı kaldığını görmekteyiz.
Asya-Pasifik tarafında bugün jeopolitik tonun yumuşadığı ve teknoloji yatırımlarının öne çıktığı bir görünüm izlendi. ABD Başkanı Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi arasındaki telefon görüşmesi ve Trump’ın “Çin’le ilişkilerimiz çok iyi” açıklaması, ticaret ve teknoloji başlıklarında tansiyonun kontrollü seyredeceği beklentisini desteklerken risk iştahına katkı sağladı. Teknoloji cephesinde TSMC’nin Japonya’da 3 nanometre çip üretimi için 17 milyar dolarlık yatırım planı, yapay zekâ ve ileri yarı iletken talebinin güçlü kalacağına işaret ederken Japonya’nın tedarik zinciri konumunu güçlendirme stratejisini destekledi. Öte yandan Japonya 20 yıllık tahvil getirisinin 3 baz puan düşüşle yüzde 3,150 seviyesine gerilemesi, BOJ’un normalleşme sürecine rağmen piyasanın agresif bir sıkılaşma fiyatlamadığını gösterirken genel çerçevede bölgede dengeli ve seçici bir risk iştahına işaret etmektedir.
Avrupa gündemi hem para politikası hem de jeopolitik başlıklar etrafında yoğunlaştı. Piyasalar İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz oranlarını sabit tutmasını beklerken, ECB ve Fed sonrası Avrupa tarafında da “bekle-gör” yaklaşımının korunacağı algısı güçleniyor. Euro Bölgesi tahvil spreadlerinin tarihsel olarak düşük seviyelerde seyretmesine rağmen yapısal kırılganlıkların devam etmesi, para politikasında temkinli duruşun süreceğine işaret ediyor. Jeopolitik cephede ise Almanya Başbakanı Merz’in “Tahran üzerindeki baskıyı artırmaya hazırız” açıklaması Orta Doğu kaynaklı risklerin Avrupa gündemindeki yerini koruduğunu gösterirken, Ukrayna-Rusya hattında diplomatik temaslar sürüyor. Zelenski yakın dönemde savaş esiri takası beklediklerini ifade ederken, AB ülkelerinin Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi paketi üzerinde uzlaşması Avrupa’nın mali ve siyasi desteğinin devam edeceğine işaret ediyor. Öte yandan AB’nin kritik hammaddelerde (özellikle Çin’e bağımlılığı azaltmaya
yönelik) stoklama planlarını hızlandırması ve tedarik güvenliğini önceliklendirmesi, sanayi politikası tarafında stratejik bir yeniden konumlanmaya işaret ediyor. Genel tablo, Avrupa’da para politikasında temkinli duruşun, mali destek mekanizmalarının ve jeopolitik risk yönetiminin eş zamanlı olarak öne çıktığı bir denge sürecine işaret ediyor.
Emtialar üzerinde parabolik yükselişin ardından geri çekilmeleri izlerken, Altın nezdinde kısa vadeli talebin yeniden 4500 bandında oluştuğunu izlerken ve 5000 altında fiyatlamanın tekrar başladığını, Brent petrolde ise ABD-İran gerilimi etkisiyle yukarı yönlü hareketleri takip etmekteyiz.
Ekonomik takvimde iç tarafta önemli bir veri açıklanmayacak.
Küresel tarafta ise Avrupa bölgesinde Faiz Oranı Kararlarını ve Merkez Bankası Başkanlarının yapacağı konuşmaları takip edeceğiz."
Hibya Haber Ajansı